MHP’den Bahçeli çıkarması Bayram ve seçim ziyaretleri yaptı Son değerlendirme yapılacak “İhsanoğlu’nun yanındayız” Doktor Ay için program düzenlendi Atalay yine geldi… “Bu sevda millete hizmet sevdasıdır” İlçeler farklı oldu! Katılım ve ilgi yüksek Hayırlı uğurlu olsun

Prof.Dr.Beşir Atalay
(Kırıkkale Milletvekili)
1947 yılında Keskin’de doğdu. 1959 yılında Keskin Atatürk ilkokulunu, 1962 yılında Kırıkkale ortaokulunu ve 1965 yılında Kırıkkale Lisesini bitirdi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1970 yılında mezun oldu. 1971 yılında Avukat
Kemal ALBAYRAK
(Siyasetçi_Bürokrat)
Kırıkkale’nin Ahılı beldesinde 1956 yılında doğmuştur. Babasının adı Hüseyin annesinin adı Ayşe’dir. Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, Ankara Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ve aynı Ü
Alparslan Pehlivanlı
(Siyasetçi)
1947 yılında Kırıkkale´nin Keskin ilçesinde doğdu.Adalet Partisi Milletvekilerinden Zühtü Pehlivanlı´nın oğludur İlk orta ve lise tahsilini Kırıkkale´de yaptıktan sonra Ankara Hukuk Fakültesini bitirdi.
Saadettin Saran
(İŞADAMI)
Kırıkkale’li Özbek Saran’ın Oğlu olan, SARAN Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran, 1964 doğumludur. Saadettin Saran 1987 ‘de ABD, Kentucky Üniversitesi’nden, makine mühendisliği mastırı da alarak mezun olmuştur
Ramazan Can
(Kırıkkale Milletvekili)
Ramazan Can, 20 Nisan 1970´te Kırıkkale´de (Aşağı Mahmutlar) doğdu. Babasının adı Mustafa, annesinin adı Zeynep´tir


Organ nakli uyarısı

Eklenme Tarihi 01.08.2013 Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Raşit Küçük, insanın organlarının satılmasının ve kendisine ihtiyaç olan bir organın...
Kategori GÜNCEL
Okunma 316 okunma
Yorum 0 yorum
Haberi Yazdır Bu Haberi Yazdır

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Raşit Küçük, insanın organlarının satılmasının ve kendisine ihtiyaç olan bir organın başkasına verilmesinin caiz olmadığını söyledi.

 

Açıklamada bulundu

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Raşit Küçük, ölmüş olan bir insanın cesedinin de sağken olduğu gibi kutsal olduğunu belirterek, insanın organlarının para ile satılmasının ve kendisine ihtiyaç olan bir organın başkasına verilmesinin caiz olmadığını söyledi. Prof. Dr. Küçük, çeşitli ziyaret ve temaslar için geldiği Kırıkkale´de halen inşaatı devam eden Nur Camisini ziyaret etti. Ziyaretler sonrasında son günlerde gündeme gelen organ bağışı konularında İHA muhabirine açıklama yapan Prof. Dr. Küçük şunları söyledi:

 

Organ nakli konusu

"Organ nakli konusunda hangi şartlarda caiz olacağını kararlarını açıklamış bulunuyoruz. Sadece biz değil bizim gibi dünyadaki İslami fetva kurumları organ bağışının hangi şartlarda caiz olduğunu açıklamış buluyorlar. Organ bağışı kayıtsız şartsız caiz değildir demek doğru değildir. Çünkü caiz olan yönü var olmayan yönü var. Mesela bir insanın hayatiyetini devam ettirmeyecekse bir organ bağışı verildiğinde bu caiz değildir. Bir insanın organını para ile satması asla caiz değildir. Bir insanın kendisine ihtiyacı olan bir organı bir başkasına vermesi caiz değildir.

 

Hayatiyeti kalmamışsa

Ama bunların hiçbiri yoksa, mesela bir insanın bütün hayati özellikleri yok olmuş, artık öldüğüne hükmedilmişse bu insan kendisi şayet bağışlamışsa benim organlarımı alabilirsiniz diye, bunun organlarını başka bir insanla yaşatmanın bir sakıncası yok. Şayet kendisi böyle bir vasiyette bulunmamışsa onun sahiplerinin o insanın organının hangisi lazımsa birine verilmesi konusunda verdikleri karar varsa eğer onun organının alınabilmesinde de bir sakınca yok. Ama organ bağışı külliyen yasaktır, haramdır, böyle bir şey caiz değildir diyenler var ama bu diyenlerin dini açıdan dayandıkları Kur´ani bir delil veya sünnete dayalı kesin bir delil söz konusu değil. Neden böyle? Çünkü asl olan bir insanı yaşatmaktır. Ölmüş olan bir insanın cesedi de insan sağken olduğu gibi kutsaldır.

 

Sakınca yoktur

Fakat o kutsal olan cesedi bir başka hayatı yaşatacaksa alıp kullanmakta herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü bir insanın yaşaması çok daha önemlidir" dedi. Tıp fakültelerinde kadavra olarak kullanılan kişilerle ilgili bir soru üzerine Prof. Dr. Küçük, "Bir insan kendisinin cesedinin ilmi araştırmalar için katkı sağlamak maksadıyla kadavra olarak kullanılması ve sonra gömülmesine vasiyet edip cevaz vermişse bunda bir sakınca yoktur. Bu da ilim yolunda bir kullanımdır. Bu sayede zaten tıp ilmi büyük gelişmeler kaydetmiştir. Ama istemeyen, vasiyeti olmayan öyle bir şeyi kabul etmeyen insanların cesedine müdahale edilmesi veya kadavra olarak kullanılması caiz değildir" şeklinde konuştu.

 
 
 
Halil Halat
Kırıkkale bakın ne diyor?
Osman ÖCAL
Duran Usta
[ Yerel Yazar Kadromuz ]